Kampanya hakkında görüşlerinizi
paylaşmak için tıklayınız.
Toplam
70
yorum paylaşılmıştır.
Gelen
Yorumların Tam Listesi
NURAN ÇOKAN TEKCAN | 21/03/2007 10:13:31 AM
| Istanbul
|
Tolstoy'un da dedigi gibi;
Kötüler,kendilerine tahammül edildikçe daha çok azarlar.
Ve biz Türkiye Cumhuriyetinin çocuklari olarak Ülkemizi batakliga çevirmek isteyen ve her yaptiklarini demokrasiye siginarak kiliflar uyduran bu kötülere tahammül etmeyecegiz ve daha çok azmalarina da izin vermeyecegiz.
f
Yalçin BAYER | 21/03/2007 9:32:22 AM
| Istanbul
|
AKP, kendi mensuplarina mi, yoksa Türkiye'ye mi cumhurbaskani seçecek?
Gelismeler "AKP'ye cumhurbaskani" oldugunu gösteriyor.
AKP, Türkiye'yi eglendiriyor; igdis ediyor.
Her seyi 'kamuoyundan' sakli bir sekilde gerçeklestiren AKP'nin 'AKP Ilçe Teskilat Arastirmasi' 923 ilçe örgütünde yapildi.
Sorular "Tayyip Erdogan'in cumhurbaskani olmasini neden olumsuz karsilarsiniz? Erdogan, Gül ve Arinç disinda AKP'liler arasinda (Besir Atalay, Mehmet Aydin, Vecdi Gönül, Köksal Toptan) cumhurbaskanligi için en uygun kisi kimdir?" biçiminde...
AKP bu 'taktigi' hep yapiyor; Istanbul Belediye Baskanligi için de dört aday adayi ortaya çikarilmis, sonunda Erdogan'in kafasindaki isim, yani Topbas aday olmustu.
Turgut Özal da, yerine basbakan adayligi için '17 Türk büyügü'nü kamuoyunun takdirine sunmustu. Bu isimler arasinda sözde demokratik bir yöntemle birinin yeni basbakan olarak seçilmesi bekleniyordu. Ama olmadi; sonuçta Özal koltuguna oturacak ismi kendisi seçti.
Bugün de degisen bir sey yok; kamuoyu 'mesguliyetle' tedavi ediliyor.
Bazisi bu ankete seviniyor, bazilari ise ince elestiriler yapiyor.
Abdüllatif Sener, bu anket üzerinde çok fazla yorum yapmanin gerekli olmadigini belirterek, "Bu, kimin aday olup olmayacagini belirleyecek bir anket degildir" diyor.
AKP, cumhurbaskanligi için kendi disindaki kesimleri dikkati almiyor, bir uzlasidan uzak duruyor.
DP döneminde Cumhurbaskani Celal Bayar'in, DP amblemli bastonla dolastigi hâlâ hatirlardadir.
AKP de yönlendirme yaparak köske 'ampul' rozetli aday ariyor.
HEPSINE ÇIZIK
Ankete dönersek... Ilçe örgütlerinin yanitlari hafta sonuna kadar sürecek. Ögrendigimize göre, dört adayin isimleri çiziliyormus; herkes Erdogan'in adayligi için 'olumlu' diyormus.
Peki AKP milletvekilleri ne düsünüyor; daha kendilerine soru sorulmadi.
Seçime 43 gün kaldi.
Erdogan'in kafasindaki isim kendisi mi?
GÜNÜN SÖZÜ
"AKP'nin parti içerisinde anket yaptirmasi, Sayin Erdogan disinda baska isimlerin gündeme tasinmasi, Erdogan'in aday olmayacagi veya olmaya cesaret edemeyeceginin isaretlerini veriyor."
f
Zeki Sezer | 21/03/2007 2:55:15 AM
| Ankara
|
8 Nisan Pazar günü Ankara’da Sihhiye Meydani’nda olacaklarini belirten Sezer, “Baykal’i da bekliyorum. Gelirse içtenlikle sevinirim. Gelirse, Türkiye’de bir baska süreç baslar” dedi.
SAKARYA- DSP Genel Baskani Zeki Sezer, "Erdogan’in Cumhurbaskanligi’ni demokratik yollardan, sagduyulu bir sekilde engellemek gerek" dedi.
f
Erhan Aslan | 21/03/2007 2:23:16 AM
| Istanbul
|
AKP KENDISINE MI CUMHURBASKANI SEÇIYOR?
CUMHURBASKANIMIZ AHMET NEJDET SEZER'E CANI GÖNÜLDEN GÜVENIYORUZ...
f
Cumhur UTKU | 21/03/2007 1:29:53 AM
| Ankara
|
14 Nisan 2007 günü Ankara’da en az bir milyon kisi toplanmali ve Cumhuriyet tarihinin en kalabalik halk tepkisi konulmalidir.
Yürüyüs ve mitingin bu kararlilikta olacagini hisseden valilik yetkilileri, ister istemez organizasyon komitesinin her istedigini kabul edecektir. Miting ve yürüyüs programinin duyurularinin zaman geçirmeden, hemen bu günden, internette, televizyonlarda, gazetelerde, özellikle yerel gazete ve televizyonlar ile üniversitelerde yapilmasi gerekmektedir.
Hazirladigim bir duyuru örnegi ve bana gelen güzel bir pankart ektedir..
Atatürkçü Düsünce Dernegi Genel Merkezi veb sitesini yöneten Kadiköy ADD yönetiminin bu konuda geç kalmamasi ve diger ADD veb siteleriyle birlikte bütün Türk sanal alemini ayaga kaldirarak harekete geçirmesini bekliyoruz. Internetin sanal ortamini hemen simdi, radyolara, televizyonlara, gazetelere ve sokaklara tasirmali, gerçek bir uyanis mitingi için harekete etmeli ve bu tür duyurulari her ortamda ve kisa araliklarla yaymak zorunda oldugumuzu bilmeliyiz..
ADD Gn. Mrk. Yönetiminin elindeki mevcut parayi ve diger maddi olanaklarini simdiden bu eylemin duyurulari ve organizasyonu için harcamalidir. Gün bu gündür! Gn. Mrk. Binasinin tamamlanmasindan önce Cumhurbaskanligi isgale ugrarsa o binanin hiçbir ise yaramayacagi simdiden bellidir.
Bu yürüyüs ve mitingin organizasyonu ancak ADD Genel Merkezi odakli yapilabilir. Bütün Yönetim Kurulu Üyeleri, hemen bu gündemle toplanip planlari kararlar haline getirerek eyleme geçmelidir. Prova için de en uygun yer ve zaman, 31 Mart 2007 Antalya mitingidir…
Bütün siyasi partiler ve bütün demokratik kitle örgütleri olarak, elestirilerimizi hiç olmazsa iki ay erteleyerek, AKP’nin ugursuz sistemleri karsisinda hemen bütünlesmeliyiz!.. Kisisel hirs ve kizginliklarimiza teslim olmamaliyiz. Karsi cephenin hesapli ve inatçi oyunlarini kendi basimiza bozmaya kalkarken yalniz kalmamali, oyuna gelmemeli, ekmeklerine yag sürmemeliyiz…
AKP her gün bir parçamizi satmadi mi?
Dün askerimizi, bu gün petrolümüzü, yarin da onurumuzu satmiyor mu? Hala yer alti ve yerüstü kaynaklarimizi satmaya devam etmiyor mu?
Ama bizim en kiymetli yer alti kaynaklarimiz nurlu sehitlerimiz, en önemli yer üstü kaynaklarimiz da onurlu gazilerimiz degil mi?
Haydi, ADD Silopi! Haydi, ADD Manavgat! Haydi, ADD Inebolu! Haydi, ADD Kesan! Birlestirin, bütünlestirin, yörelerinizdeki saflari siklastirin !
14 Nisan 2007 den sonra her gün kendi kasaba ve kentlerimizin meydanlarinda Türk Halki’nin Milli güç birligini göstermeye… Haydi, AKP’yi seçimleri beklemeden yikmak için meydanlara!
Bu gün degil de ne zaman?
f
TARIK SEN | 20/03/2007 11:24:26 PM
| Edirne
|
ASIL ÖNEMLI OLAN VE MEMLEKETI TEMELINDEN YIKAN, HALKINI ESIR EDEN IÇERIDEKI CEPHENIN SUSKUNLUGUDUR.
Mustafa Kemal ATATÜRK
f
Yargitay Onursal Bassavcisi Ka | 20/03/2007 2:24:32 PM
| Ankara
|
AKP Tek Basina Seçemez
3/17/2007
"AKP oylari yetmez"
Yargitay Onursal Bassavcisi Kanadoglu, iktidarin cumhurbaskani seçemeyecegini öne sürdü:
Sabih KANADOGLU
Onursal Yargitay Cumhuriyet Bassavcisi
Sabih Kanadoglu anayasa hükümlerine göre Cumhurbaskanligi seçimleri için AKP oylarinin yeterli olmadigini, seçim için gerekli üçte iki çogunlugun seçimin gündeme alinabilmesi için de zorunlu oldugunu savundu.
Eski Yargitay Bassavcisi Sabih Kanadoglu anayasa hükümlerinin açik bir sekilde cumhurbaskanligi seçiminin en az Meclis'in üçte ikisini olusturan 367 milletvekilinin hazir bulunmasi ve oy kullanmasi durumunda gündeme alinabilecegini belirtti.
Anayasanin 102. maddesinin "Cumhurbaskani TBMM üye tamsayisinin üçte iki çogunlugu ile ve gizli oyla seçilecektir" hükmünü tasidigini, karar için aranan nitelikli çogunluk üzerindeki katilimin ayni zamanda toplanti yeter sayisi oldugunu öne süren Kanadoglu, birinci oylamada seçim sandigina en az 367 oyun atilmamasi durumunda sonuç alinmis olmayacagini ve bu durumda ikinci tur oylamaya geçilemeyecegini vurguladi. 20 günlük süre içinde sonuç alinamamasinin otomatik olarak TBMM seçimlerinin yenilenmesini gerektirecegini öne süren Kanadoglu, AKP'nin muhalefetin katkisi olmadan cumhurbaskani seçmesinin olanaksiz oldugunu, bu kosullarda muhalefet partilerinin seçimlerin yenilenmesini saglayabileceklerini savundu.
Anayasanin açik hükümlerine ragmen AKP'nin seçimi sürdürmesi halinde ise Anayasa Mahkemesi'nin seçimleri iptal edebilecegini de öne sürdü.
AKP Tek Basina Seçemez
Siyasal iktidar, Cumhurbaskanligi seçiminde TBMM'deki çogunluguna dayanarak ilk oylamada 367'nin üzerinde katilim olmamasina ragmen, üçte iki çogunlugun saglanamadigindan bahisle, ikinci oylamayi gerçeklestirir ve izleyen üçüncü oylamada salt çogunlugun saglandigini ileri sürerse bu anayasa hukuku kapsaminda, içtüzükte hüküm bulunmadigindan "içtüzük ihdasi" niteligi tasir ve denetime baglidir. Anayasaya aykiri biçimde yapilan böyle bir seçimin iptali zorunlu olacaktir.
2 1.10.2006 günlü Cumhuriyet'te yayimlanan "Cumhurbaskanligi Seçimi" baslikli yazimda, "Cumhurbaskaninin nitelikleri ve tarafsizligi" irdelenmisti. Devami olan bu yazida, seçimin sekil ve yöntemi üzerinde durulacaktir.
Öncelikle, bugünkü TBMM, Cumhurbaskani seçimini yapabilir mi ve yapmali midir sorularini yanitlamak gerekir. Kuskusuz, mesruiyeti tartismasiz bu Meclis, Cumhurbaskani seçimini yapabilir. Ancak yapmali midir sorusunun yaniti kesinlikle hayir olacaktir.
Söyle ki:
I- XXII. Dönem TBMM, hukuken sakat ve ulusal iradeyi çarpitan 3 Kasim 2002 seçimlerinin ürünüdür. Seçimlere katilma yeterliligi bulunmayan iki siyasi partinin hukuka karsi hileleri gözetilmemistir. Seçimlere katilan bu siyasi partilerin sirasiyla aldiklari yüzde 7.25 oraninda 2.285.500 oy ile yüzde 6.23 oraninda 1.960.660 oy, deyim yerindeyse çöpe atilmistir. Kullanilan geçerli oylarin yüzde 13.48'ini olusturan 4.246.160 oy heba edilmistir. Baraj altinda kalan diger iki partinin oy oranlari animsandiginda, bu hukuksal hatalarin ne kadar önemli sonuçlar dogurdugu ortaya çikmaktadir. Ayrica, bir siyasi partiye, degil genel baskan, o günkü yasal düzenlemelere göre üye bile olmasi olanaksiz bir kisinin -ki ayni nedenlerle adayligi kabul edilmemistir- adinin birlesik oy pusulalarinda o partinin genel baskani olarak yazilmasi önlenmemistir. Oysaki Türk seçim hukukunda, oy pusulalarinin yanlis bilgi içermesi, yapilan seçimin iptal nedenidir.
II- Milletvekili genel seçimlerine iliskin yasa, siyasal iktidarlarin kendi yararlarina yaptiklari degisiklikler ve seçim barajinin çok yüksek tutulmasi sonucu, "temsilde adalet" ilkesinin yasama geçirilmesini önlemektedir. Bu nedenle toplam seçmenlerin yüzde 25'ini ve kullanilan geçerli oylarin yüzde 34.29'unu alan bir siyasi parti, milletvekili sayisinin yüzde 66'sini elde edebilmistir. Bu olusumun, ulusal iradeyi yansittigi söylenemez.
III- Cumhuriyet tarihinin en uzun süreli Meclis'inin, yasama görevinin bitmesine sadece alti ay kala Cumhurbaskanligi seçimi yapmasi hakli, yerinde ve etik sayilamaz. 2014 yilina kadar, devletin basi olarak Türkiye Cumhuriyeti'ni ve Türk milletinin birligini temsil edecek saygin kisinin, olusumu sergilenen TBMM tarafindan seçilmemesinde sayisiz yararlar vardir. Meclisler, öncelikle milletin huzuru ve gönenci için vardir ve bunu saglamakla yükümlüdürler, sorun yaratmak için degil. Sonraki iki dönemi kapsayacak ve etkileyecek bir Cumhurbaskanligi seçiminin, ülkeye özellikle huzur getirmeyecegi açiktir.
Cumhurbaskanligi seçiminin sekil ve yöntemini irdelerken öncelikle toplanti ve karar yetersayilari üzerinde durmak gerekecektir:
Anayasanin 96/1. maddesinde genel olarak, toplanti ve karar yetersayilari belirlenirken "Anayasada baska bir hüküm yoksa üye tamsayisinin en az üçte biri ile toplanilacagi ve katilanlarin salt çogunlugu ile karar verilecegi, ancak karar yetersayisinin hiçbir sekilde üye tam sayisinin dörtte birinin bir fazlasindan az olamayacagi" vurgulanmistir.
Meclis'in toplanmasini ve yasama islevini kolaylastirma amacini güden bu genel düzenlemeden iki temel sonuç çikmaktadir:
Bu genel hüküm ancak anayasada baska bir düzenleme yoksa uygulanacaktir.
Toplanti yetersayisi herhalde karar yetersayisindan fazla olacaktir.
Kaldi ki, anayasanin 175/2. maddesinde yer alan, anayasanin degistirilmesi hakkindaki tekliflerin görüsülmesinin ve kabulüne iliskin açiklamada, ayni maddenin birinci fikrasina yapilan yollama ile teklifin TBMM üye tamsayisinin en az üçte biri tarafindan yaziyla yapilacagi ve kabulünün Meclis üye tamsayisinin beste üç çogunlugunun gizli oyuyla mümkün olacagi kaydinin disinda, kanunlarin görüsülmesi ve kabulü hakkindaki hükümlere bagli olacagi belirlenmistir. Cumhurbaskanligi seçimlerinin düzenlendigi anayasanin 102. maddesinde ise bu sekilde açiklayici ve ayirt edici bir düzenleme yer almamaktadir.
TBMM Içtüzügü'nün "Cumhurbaskani seçimini" düzenleyen 121. maddesinde ise anayasanin açiklanan 102. maddesine yollama yapilmasi ile yetinilmekte ve madde ayri bir özel hüküm tasimamaktadir.
Içtüzügün 57. maddesinde, Meclis'teki yoklama usulü düzenlenmistir. Maddenin, ancak isaretle yapilacak oylamalarda uygulanabilecegi açiktir.
Kaçinilmaz sonuçlar
Bu açiklamalarin isiginda, anayasanin "Cumhurbaskani seçimini" düzenleyen 102. maddesi incelenirse, su sonuçlara varilmasi kaçinilmaz olmaktadir:
I- Anayasanin 102. maddesi uyarinca, "cumhurbaskani TBMM üye tamsayisinin üçte iki çogunlugu ile ve gizli oyla seçilecektir. En az üçer gün ara ile yapilacak oylamalarin ilk ikisinde üye tamsayisinin üçte iki çogunluk oyu saglanamazsa, üçüncü oylamaya geçilecektir."
f
zeki sezer | 20/03/2007 2:20:22 PM
| Ankara
|
DSP Genel Baskani Zeki Sezer , Basbakan Recep Tayyip Erdogan 'in cumhurbaskani olmamasi için 8 Nisan'da Ankara Sihhiye'de bir miting düzenleyeceklerini belirterek CHP Genel Baskani Deniz Baykal 'a çagrida bulundu.
Sezer, "Bu karanlik gidise 'dur' demek için hepimiz orada olacagiz. Baykal, sen de gel oraya. Ikimiz el ele yürüyelim, bakalim bu karanlik adam cumhurbaskanligi'na gidebiliyor mu? Seni Sihhiye'de bekliyorum' ' dedi.
Partisinin Kocaeli il kongresine katilan Sezer, Erdogan'in "Küresel sermaye Türkiye'ye akiyor" sözlerini animsatarak "Küresel sermayeye teslim olmayla övünen bir Basbakan'a, böyle bir hükümete sahip olmanin üzüntüsü bu millete yeter, artar bile" dedi. Türkiye'nin küresel güçlere teslim olmaya bu kadar meyilli bir basbakani hiç görmedigini ifade eden Sezer, sunlari söyledi: " Basbakan agzini doldura doldura, 'Küresel sermaye geliyor' diyor ya... bir yandan da yürürken, 'Kurban olayim o yürüyüsüne' dedirtmeyi çok iyi biliyor. Bu yürüyüs Kasimpasali yürüyüsüymüs. Milletimiz onu yürütecek, bunu çok iyi biliyorum, sandikta, 'Yürü de ense tirasini görelim' diyecek. Cumhurbaskanligi'na kaçip sandikta millete hesap vermekten kurtulmaya çalisiyor.''
Sezer konusmasinda anamuhalefet partisine de yüklendi. Baykal'in "Oylari bölmeyin CHP'ye oy verin" diyerek Türkiye'ye bir haksizlik dayattigini belirten Sezer, muhalefetin daha etkili olmasi gerektigini vurguladi. Sezer, Baykal'a söyle çagrida bulundu: "Eger gerçekten Basbakan'in zihniyetinin cumhurbaskani olmasini istemiyorsan, buradan bir çagrim var.
Biz 8 Nisan'da Ankara'da
Sihhiye'deyiz,
Kizilay'dayiz.
Bu karanlik gidise 'dur' demek için hepimiz orada olacagiz. Baykal, sen de gel oraya. Ikimiz el ele yürüyelim, bakalim bu karanlik adam Cumhurbaskanligi'na gidebiliyor mu? Seni Sihhiye'de bekliyorum.''
f
mustafa balbay | 17/03/2007 8:09:39 PM
| Ankara
|
Cumhuriyet gazetesinin sorusu son günlerin baslica gündem maddesi:
"Tehlikenin farkinda misiniz? "
Çok yalin ve net bir soru...
Sorunun hemen öncesindeki animsatmalarda 16 Mayis'ta görev degisimi ile sonuçlanmasi beklenen Cumhurbaskanligi seçimiyle ilgili iki uyari yer aliyor.
AKP ve AKP'ciler bu soruya çok sinirlendiler!.. Hatta suç duyurusunda bulunan bile oldu...
Meclis kürsülerinde dile geldi. RTÜK'ü devreye sokup reklami yasaklatma girisimi yapildi...
Tutmadi...
Tutmadigi gibi ters tepti. Cumhuriyet'in sorusu bilgisayar ortaminda da yanki buldu. Pek çok site, gazetenin logosunun hemen altinda yer alan bölümü kendi kulvarina tasidi...
Gerek Meclis'te gerekse Anadolu'nun dört bir yaninda yasanan olaylar adeta Cumhuriyet'in sorusunu hakli çikarmak için yarisiyor.
AKP'liler söyle diyebilirlerdi:
"Ne tehlikesi kardesim, böyle bir sey yok. O sizin kuruntunuz..."
Bunun yerine gazeteyi karalamaktan saldirmaya kadar uzanan bir davranis benimsemeleri, artik sakin olmalarinin zorlugunu, deyim yerindeyse, o sözcügün sadece son hecesiyle
"dolup tastiklarini" gösteriyor.
***
Gazete çevresindeki büyük halkanin yaklasimi ise su:
"Arkadas evet, tehlikenin farkindayiz.... Peki ne yapacagiz?"
Bir okur, elektronik mektubunu söyle bitirmis:
"Evet, evet, tehlikenin farkindayiz... Ama lütfen, bir yol, bir yol, bir yollll..."
Yol sözcügünün son harfi uzayip gidiyor!
Kimi mesajlarda ise öneriler yer aliyor. Telefonla arayanlarin çoguna karsilik vermeye çalistim. Onlar da uzun uzun yapilabilecekleri anlattilar.
Halkimizin önemli bir dilimi, açiga çikmayacaklari, baslarinin hiçbir sekilde derde girmeyecegi, çok kolay uygulanabilecek bir eylem biçimi istiyor!
Hani o, isik yakip söndürme eylemi gibi...
Ondan esinlenenler, "aksamlari belli bir zaman diliminde evlerde sadece kirmizi lamba yakilsa" diyor... Bir baskasi, "düdük çalsak, sokakta belli zamanlarda düdük sesleri yükselse" diye öneriyor...
ODTÜ Mezunlari Dernegi söyle bir zemin olusturdu:
2007 Cumhurbaskanligi Seçimi Proje Grubu
Gruba internet ortamindan ulasma adresi su:
www.toplumsaluzlasma.org
***
8 Mart Dünya Kadinlar Günü nedeniyle konusmaci olarak katildigim, Ramada Otel'de düzenlenen pek çok kadin kurulusunun bir araya geldigi toplantida da ayni soru gündeme geldi:
Tehlikenin farkindayiz... Ne yapacagiz?
Cumhuriyet'in sorusuna soruyla verilen yaniti ben de soruyla karsiladim:
"Peki siz gücünüzün farkinda misiniz?"
Ardindan bir atasözümüz aklima geldi:
Besik sallayan kadin, dünyayi da sallar!
Yazinin farkindayim, çok sorulu oldu ama, gelmek istedigim nokta da buydu:
Acaba toplum gücünün farkinda mi?
Kadinlarimiz, gençlerimiz, mühendislerimiz, ögretmenlerimiz, ak saçli gençler yani emeklilerimiz, isçilerimiz, memurlarimiz...
Acaba güçlerinin farkindalar mi?
Ne diyor düsünür:
f
yazi | 17/03/2007 8:06:04 PM
| Istanbul
|
Çankaya'ya AnayasaYürüyüsü
"Kanun diye, kanun diye kanun tepelendi."
-Tevfik Fikret-
3 ay kaldi! Bu, siradan bir seçim degildir. Bagimsiz, laik, demokratik Cumhuriyet tamam mi, devam mi? IMF'nin, ABD'nin para babalarinin marifetiyle ve el çabukluguyla kendilerini iktidarda bulan Amerikan-isi ilimli Islamcilar simdi de Çankaya hazirligindadirlar. Akilin, bilimin, bagimsizligin kalesine ABD güdümlü seriatin yesil bayragi çekilecek! Ne olduklari, ne yapacaklari, ne yaptiklarindan bellidir. Atlantik Denizi'ndeki "velinimet" leri ne derse onu yapacaklar. Sahibinin sesi! Cumhuriyetin kimligini degistirecekler!
Açikça "Ben laik degilim" diyebilen, içinden pazarlikli bir laiklik düsmani ilimli Islamci Türkiye Cumhuriyeti'nin bagimsiz, laik Çankaya'sina çikip laiklik andi içemez! Saibeliler o tertemiz Atatürk Çankaya'sina çikamaz!
***
ABD'nin BOP'u (Büyük Ortadogu Projesi) adim adim yürütülüyor. Bu projedeki parçalanip haritasi degistirilecek 22 ülkeden biri de, Türkiye... Projenin esbaskani da, Çankaya hazirligindaki kisidir. Su anda "Stratejik ortagi" nin kendisine verdigi görev, Türkiye'nin haritasini degistirmekle görevlendirdigi Barzani ile görüsmek ve böylece onu "tanimak" tir.
Çankaya için gerekli vizeyi bu yoldan alacaktir! Gerçekleri ulusundan gizleyen, bunu açiklamayi görev sayanlara ise -yalanci degil!- bol keseden "hain!" demek talihsizliginde bulunan bu kisi, simdi de kendi baskanliginda bir "Devlet Sirri Kurulu" kurarak baski ve sansür provalarina kalkismaktadir. Tarih 50 yil sonra tekerrür mü ediyor, bozuk plak yeniden mi dönüyor? Ihanet, gerçekleri halktan gizlemekte mi, açiklamakta mi? Atatürk Çankaya'si ne denli aydinlik, AKP iktidari o denli karanlik! Devrim ile karsidevrim Çankaya'da karsi karsiyadir... Mesru olan devrimin Çankaya'sina karsidevrim çikamaz!
***
Yakin tarihten ders alamayip anayasa ile çatisan, basini o anayasanin duvarina çarpar. Recep Tayyip daha küçücük bir çocuk iken -kendisi animsayamaz- bu ülkede -benzetmek gibi olmasin- baska bir pir-i fani de anayasayi çignemeye kalkmis!.. Muhalefet lideri Ismet Inönü, "Siz ihtilali mesru kildiniz" demis ve dedigi olmustu. O ihtilal bir anayasa hareketi idi ve mesruiyetin ta kendisiydi.
Ayni yola basvuranlar ayni taslara baslarini vururlar. Onlari o çok güvendikleri ABD bile kurtaramaz. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti sahipsiz degildir!
Kizilay Alani, anayasaya meydan okumaya kalkanlar için tekin bir yer degildir. Ulusal istenç, sine-i millet orada bulusur. Yüz binler orada toplanip milyona ulasir. Yargi ile birlikte Çankaya'ya anayasa yürüyüsü yapar.
Söz yarginindir! Hukuk diye hukuk diye hukuk çignenmistir. Cüceler ülkesinde Gülliver'in eli kolu incecik iplerle baglanmistir. Bu baglar bir kimildanmayla kopuverir.
Çankaya'nin kirmizi çizgisi açik-seçik çizilmeli, raflarda bekleyen dosyalar isleme konulmalidir!
Cumhuriyetin varligi, varligimiz söz konusudur. Olmak ya da olmamak!
Cumhuriyetçiler görev basina! Kizilay bizleri bekliyor!
ALPASLAN BERKTAY